KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11571 E., 2011/14185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Davacı ... (kendisine asaleten küçüklere velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 17/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'in diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
a)Davaya konu trafik kazasında desteğin ölümü nedeniyle Trafik ... Sigorta Fon hesabından davacı ... ve ...'a 6/10/2006 tarihinde ayrı ayrı 11.318 TL ve 12794 TL ödeme yapıldığı, aynı kazada yaralanan davacı ...'a ise yaralanma nedeniyle 50.000 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemelerin herhangi bir güncelleştirme yapılmaksızın yerel mahkemece benimsenen 22/7/2009 tarihli bilirkişi raporunda tazminat tutarından mahsup edilerek kalan miktara karar verildiği anlaşılmaktadır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, Trafik ... Sigorta hesabından yapılan ödemenin gerek maluliyet zarar hesabından gerekse destekten yoksun kalınan zarar hesabından tazminat bilirkişi hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacılar desteği ..., yakınının düğününe gitmek için aynı zamanda komşusu olan ve yine düğüne giden davalı ...'in sürücüsü bulunduğu otomobile çocukları davacı ... ve ... ile birlikte bindiği, düğün konvoyunda meydana gelen kazada diğer davalı ...'ın kullandığı araç ile çarpışması sonucu desteğin öldüğü, davacı ...'ın ise %100 maluliyet oluşacak biçimde yaralandığı analaşılmaktadır. Desteğin yanındaki iki çocuğu ile birlikte, davalı ...'in aracında ücret ödemeksizin, komşuluk ilişkisinin sağladığı hatır nedeniyle bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde yerel mahkemece desteğin ve yaralanan ...'ın hatır yolcusu olduğunun kabulü ile oluşan maluliyet ve destek zararından hatır taşıması yapan davalı ...'in kusur oranına isabet edecek tutardan Borçlar Kanunu'nun 43-44 maddesi gözetilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11571, K. 2011/14185, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama