İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11895 K.2011/13065

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/07/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Esas2010/11895Karar2011/13065Tarih6 Aralık 2011Okuma4 dk · 800 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2010/11895 E., 2011/13065 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

800 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/07/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... (...) geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

Dava, haksız şikayet ve basın yoluyla hakaret nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Dosya kapsamından, davalının eşinin ... Selçuk Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünde Profesör, davacının da asistanı olduğu, davalının, davacı ile eşi arasında gayrimeşru bir ilişki olduğu iddiası ile ... Selçuk Üniversite’sine şikayet dilekçesi verdiği, konunun ulusal düzeyde basılan gazetelerde de yer aldığı anlaşılmaktadır.

Olaydan sonra davalının eşi davacı hakkında boşanma davası açmış, davalının, kocasına hakaret edip sadakatsizlik ile suçlaması, eşinin ise kendisini evden kovması ve şiddet uygulaması nedenleri ile tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verildiği görülmüştür.

Davalının verdiği şikayet dilekçesi üzerine davacı ve davalının eşi hakkında yapılan ön inceleme sonunda taraflar arasında bir ilişki bulunmadığı kanaatine varılarak soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı tanıkları, davacının, davalının eşi olan Profesör ile arasında bir ilişki bulunmadığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Buna karşılık, ... ...

Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bölüm Başkanı olan davalı tanığı, şikayet dilekçesinden ve konunun ulusal basında yazılmasından önce, davalının bir yakını tarafından kendisine konu hakkındaki duyumlarının doğru olup olmadığının sorulduğunu, ilgili bölüm asistanlarından C.Ö ile görüştüğünü ve söz konusu ilişkinin doğru olduğunu kendisine söylediğini, ...

TV ve ... gazetesi muhabiri olduğunu söyleyen tanık ... ise konu hakkında aldığı duyumlar üzerine Üniversite Rektörünün Basın Danışmanı olan ...’un odasına gittiğini, davalının eşi ve dekan hanımın geldiğini, dekanın, davalının eşine davacının asistanlığını bırakmasını istediğini, davalının eşinin kabul etmediğini, dekanın öyleyse her yerde ilişkiniz konuşulur diye cevap verdiğini, konuyu üniversite öğrencilerinin dahi doğruladığını, haberlerin bundan sonra yapıldığını, davalı ile de görüşmüş ise de konu hakkında duyumu olduğunu beyan ettiği, Üniversite Basın Danışmanı ... ise beyanında,

davalının eşi ile asistanı arasında ilişki olduğu yönünde duyumlar aldığını, konuyu görüşmek üzere davalının eşini odasına davet ettiğini, konuşma sırasında bir gazetecinin de odada olduğunu, konunun başka gazeteciler tarafından da araştırıldığını, kendisinin vicdanen davalının eşi ile asistanı arasında bir ilişki olduğuna inandığını söylemiştir.

Şu durumda, davalı tanıklarının anlatımları uyarınca, davalının, davacı ve eşi arasında gayrimeşru ilişki olduğu yönünde makul şüphe ile şikayetçi olduğu, konunun basın tarafından daha önceden duyulmuş ve araştırılmakta olduğu, hatta Üniversite Basın Danışmanı’nın odasında davalının eşi ile davacının asistanlık görevini bırakması konuşulurken bir gazetecinin de orada bulunduğu, konunun basında bundan sonra yer aldığı, davalının basına haber yaptırdığı iddiasının kanıtlanamadığı gözetildiğinde istemin tümünün reddi yerine kısmen kabul kararı verilmesi isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11895, K. 2011/13065, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11895
Karar No
2011/13065
Tarih
6 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/11898 K.2011/11745
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/11915 K.2011/16090
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/11915 K.2011/12800
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11923 K.2011/13066
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/11939 K.2011/16114
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/11940 K.2011/12074

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.