KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11923 E., 2011/13066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/01/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında miras bırakanlarının yaşamını yitirdiğini beyanla uğradıkları maddi ve manevi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, kazaya kendisinin neden olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalı sürücünün asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteklerinin yaşamını yitirdiği benimsenerek hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Destek tazminatının yasal dayanağı, Borçlar Yasasının 45. maddesi olup aynı maddenin 2. fıkrasında “Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir” denilmektedir.
Davacı ... (...), kaza tarihinden önce miras bırakandan boşanmıştır. Dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneğine göre, trafik kazasında yaşamını yitiren ..., davacı ...’ten boşandıktan sonra bir başka evlilik yapmış, sonra bu eşinden de boşanmıştır.
Davacı, eşinden onun yurt dışında çalışabilmesi için yabancı bir bayanla evlenebilmesi için boşandığını, esasen birlikte yaşadıklarını savunmuş ise de MK.nun 2. maddesinde açıklanan " herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" ilkesi gereğince davacının bu iddiası hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmeli, yasal olarak trafik kazasında yaşamını yitiren ...’in davacı ...’e bakım yükümlülüğü bulunmadığından davacı ...’in maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekir. Yanlış değerlendirme ile istemin kısmen kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11923, K. 2011/13066, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama