KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11929 E., 2011/4037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 22/11/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; a)dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar dava dilekçesinde, davalılara ait aracın çarpması nedeniyle % 74 oranda sürekli iş göremeyecek biçimde yaralanan davacılardan ... yararına bakıcı gideri de ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Yerel mahkemece, asgari ücretin 1/3'ü üzerinden hesaplanan bakıcı giderinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kendi gelirinin bir bölümünü bakıcı gideri olarak ayıracağı ve bakımının yakınlar tarafından da üstlenilebileceği gözetildiğinde, asgari ücretten daha alt düzeydeki bir tutar üzerinden bakıcı gideri hesaplanması yerindedir. Ancak, asgari ücretin 2/3'ü oranında indirim yapılması yerinde değildir. İndirim nedenleri olarak belirtilen gerekçeye göre bakıcı giderinin net asgari ücretin yarısı üzerinden hesaplanması, olayın gelişimine ve Dairemiz uygulamalarına daha uygundur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, asgari ücretin yarısı üzerinden hesaplanacak bakıcı giderinin kabulüne karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Trafik kazası nedeniyle % 74 oranda sürekli iş göremeyecek biçimde yaralanan ...'ün kardeşi olan davacılardan ...'ün, kardeşinin yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemi yerel mahkemece reddedilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 47 maddesi gereğince yargıç, özel durumları gözeterek, bedensel zarara uğrayan kişi yararına manevi tazminat takdir eder. Bu düzenlemeye göre, zarara uğrayanın yakınlarının beden ve ruh tamlığı bozulmamış olduğundan Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yansıma yolu ile manevi tazminat isteyemeyeceği düşünülebilirse de; kişilik haklarının, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olduğu gözetilmelidir.
Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının bir yakınının yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerinde durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır.
Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir.
Bu nedenle, Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba, çocuklar ve kardeşler gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir.
Dava konusu olayda, yaralanmanın belirlenen niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda, yaralananın kardeşi olan davacının da, olay nedeniyle kişilik değerlerinde eksilme duygusu yaşayacağı, ayrıca bunun kanıtlanması gerekmediği benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılardan ... yararına da uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, onun manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; davacılar asıl ve birleştirilen dava dilekçeleri ile ıslah dilekçesinde toplam 73.367,00 TL maddi tazminat ödetilmesini istemişler; bu tutarın 22.06.2009 gününe kadar işlemiş faizi de hesaplanarak araç sigortası tarafından davacılara ödemede bulunulmuştur.
Yerel mahkemece, sigorta şirketinden alınan bu paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından indirilmesi gerekirken, bu ödemelerin kararın yerine getirilmesi aşamasında gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle indirim yapılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11929, K. 2011/4037, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama