KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1193 E., 2011/3351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
- Mahkemesi
- İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma
Davacı Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü vekili Avukat ...tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 06/11/2007 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/09/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de bir kısım davalılar vekili ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/03/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı banka vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalılar ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılardan ...’un diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan banka zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalıların, davacı bankanın şube müdürü ve yönetmeni olarak görev yaptıkları dönemde, dava dışı bir şirkete "Küçük İşletme Kredisi" verdikleri; bu kredinin özelliği gereği maddi teminat alınmadığı ancak, ilgili şirketin bir önceki yıldaki toplam satışları ölçü alınarak yapılan hesaplamaya göre belirlenen tutar kadar kredi verilebildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde bu şirkete şubenin verebileceği kredi tutarı 21.782,00 TL olduğu halde 50.000,00 TL kredi kullandırıldığı, bu kredinin sadece 7.627,00 TL'lik bölümünün ödendiği.
1. Bölge Müdürlüğü'nün bu Şirket için en fazla tutarını 50.000,00 TL olarak sınırladığı halde Yönetmeliğin 3.1, 5.1 ve izleyen maddelerine aykırı olarak verilen kredinin yine aynı 1. Bölge Müdürlüğü tarafından onaylanması nedeniyle verilebilecek kredi sınırı aşılmasına rağmen 1. Bölge Müdürlüğü'nün de zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmaktadır.
erel mahkemece açıklanan husular gözetilerek hesaplanan zarardan Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince, davalılar yararına uygun bir indirim yapılmamış olması ;
3-Davalılar ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; davacı, dava dışı üç ayrı şirkete verilen krediler nedeni ile toplam 157.608,00 TL tazminatın davalılardan alınmasını istemiştir. Ancak, yargılama sırasında ilgili şirketler hakkında başlatılan icra takip dosyalarında alınan paralar avukatlık ücreti hesabında dikkate alınmış ve 12.007,22 TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Davacı, dava dışı şirketler hakkında başlattığı icra takiplerinin para alınabilir aşamaya geldiğini gözeterek dava değerini belirlemek yerine, zararın tamamının ödetilmesi istemiyle dava açtığından, davalıların sorumlu tutulacağı tutarın da avukatlık ücreti için esas alınacak tutar kadar olması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması; usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1193, K. 2011/3351, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama