KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12233 E., 2011/14148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/08/2008 gününde verilen dilekçe ile aracın mülkiyetinin tespiti ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacı tarafından ... ... Noterliği'nin 23786 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile satın alınan aracın, davalının vekilini azletmesi nedeniyle trafik sicilinde tescili yapılamadığından mevcut kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, ... plaka sayılı aracın davacı, ... oğlu 1974 doğumlu ... TC kimlik numaralı ... adına tesciline ilişkin olarak verilen karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının d bendine göre; Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.
Kural olarak adli yargı yerinde idareyi belirli yönde işlem yapmaya zorlayıcı karar verilemeyeceğinden, davalı adına oluşturulmuş bulunan trafik tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kaydının iptali istenen aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12233, K. 2011/14148, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama