KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/13731 E., 2011/243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... (...) tarafından, davalı ... mirasçıları ve diğerleri aleyhine 10/12/1999 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalıların vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Hazine vekili Avukat ... ile karşı taraf davalılardan ... ve diğerleri vekili Avukat ... ... geldiler, diğer davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, davalılarca yapılan inşaat çalışması nedeniyle davacının binasında meydana gelen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davalılardan ... yargılama sırasında yaşamını yitirmiş ve dosyada bulunan Şişli 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 18.11.2009 gün ve 2009/152-7 sayılı mirasçılık belgesine göre geriye dört mirasçısı kalmıştır. Bu mirasçılardan ölenin çocukları olan üç kişi kendilerini duruşmada avukatları aracılığı ile temsil ettirmişlerdir. Diğer mirasçı eşi ... ise davadan haberdar edilmemiştir.
Davalılardan ...'nun ölümü ile onun yerine geçen mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı doğduğundan, davanın mirasçıların tümüne karşı yürütülmesi ve bunun için de tüm mirasçılara tebligat yapılması gerekir.
Yerel mahkemece, ölenin eşi ... davaya dahil edilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması usul yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/13731, K. 2011/243, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama