KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14041 E., 2011/5311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Davacı T.C. Ziraat Bankası AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... vdl aleyhine 26/01/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
İstemin reddine ilişkin ilk karar Dairemizce, davalıların tümünün zarardan sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece de bozma kararına uyulmuştur. Dairemizin bozma kararına uyulmasına karar verildiğine göre, 09.05.1960 gün ve 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Yerel mahkemece davacı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu gözetilerek, bozma doğrultusunda uygun karar verilmesi gerekirken, davalılardan ... ile ... haklarındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılardan ..., ... ve ...'nin diğer temyiz itirazına gelince; taraflar arasında ticari bir ilişki olmayıp dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığından olayda uygulanacak faiz ölçüsü avans faizi değil yasal faizdir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalıların yasal faiz yerine ticari faiz ile sorumlu tutulmuş olmaları doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14041, K. 2011/5311, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama