KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14590 E., 2011/448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- GEYVE ASLİYE (AİLE MAH. SIF.) HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... (kendisine asaleten ... ... ve ... ...'ya velayeten) aleyhine 11/05/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, orman yangını nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı idare, davalı ...’nın ergin olmayan çocuklarının orman yangınına yol açtığını belirterek, ağaçlandırma gideri ile birlikte tüm zararın olay gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan 6831 sayılı Orman Yasası’nın 112 ve 113. maddelerine ilişkin zararların faizi ile ödetilmesine karar verilmişken aynı Yasa’nın 114. maddesi gereğince istenen ağaçlandırma giderine ilişkin tazminatın ödeme gününün (muaccel hale) gelmediği gerekçesiyle faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu tazminat alacağı haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Zararın tam anlamıyla karşılanması, zararın meydana geldiği günde karşılanmasına bağlı olduğundan haksız ve hukuka aykırı eylem sonucu ortaya çıkan zararların tümünün olay gününde karşılanması gerekir. Zararın olay gününde karşılanmaması zarar veren borçluyu borcunu ödeyemez (temerrüt) durumuna düşürdüğü gibi bazı ek yükümlülüklere katlanmak zorunda da bırakır. Bu ek yükümlülük, zararı tutar olarak tamamlayan faizdir. Faiz ise, olay gününden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca bildirim veya uyarıya gerek bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ağaçlandırma giderine ilişkin tazminatın da olay gününden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, tazminat hukuku ilkelere uymayan gerekçeyle faiz isteminin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14590, K. 2011/448, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama