KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14701 E., 2012/2556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/01/2010 gününde verilen dilekçe ile aidiyet tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde murisi ve annesi ...(...) adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ve ... parsellerde kayıtlı iki adet taşınmazın kendisi ile birlikte diğer mirasçılara kaldığını, söz konusu taşınmazların murisi ve annesi ...(...)'e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, Hane No: ...'de nüfusa kayıtlı ... ve ... kızı, ... 01.03.1941 doğumlu ...'in annesi olan ... adına kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... ve ... parsel sayılı taşınmazların malik hanesinde ... kızı ... yazılı olduğu anlaşılmakla parseller malikinin ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/671-554 Esas ve Karar sayılı dosyasındaki veraset ilamındaki gibi ... kızı, 1326 doğumlu ...' e ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim Türk hukukunu resen uygular. (HMK.m.33) prensibi gereğince dava konusu olayların hukuki açıdan değerlendirilip vasıflandırılması hakime aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice-i talepleri ile bağlı iken hukukî nitelendirme ile bağlı değildir.
Dava dilekçesinde; dava konusu olan iki adet taşınmazın, davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş; mahkemece taşınmazın davacıların murisine ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından davacının isteminin davaya konu edilen iki adet taşınmaz maliki ile murisinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Yerel mahkemece, taşınmazın aidiyetine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun
düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi (HMK 370/2) gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14701, K. 2012/2556, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama