KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14998 E., 2012/10047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 25/03/2008 gününde verilen dilekçe ile ölümlü maddi hasarlı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davacıların desteği ....'un kullandığı araca, davalı şirkete ait olan ve diğer davalı ...'nin kullandığı aracın çarpması sonucunda davacıların desteği ..... ile ....'un hayatını kaybettiğini beyan ederek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davacıların desteği...'un ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğini ve asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/102 Esas 2008/52 Karar sayılı dosyasında alınan 02.01.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı sanık ...'nin kırmızı ışıkta geçtiği bu nedenle tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de Ceza Mahkemesin'de verilen ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen kararda davalı sanık ...'nin, aşırı hız ile kavşağa girdiği kabul edilmekle birlikte, hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından “meskun mahalde 95 km hızla seyretmek, yol ve kavşağa yaklaştığında hızını azaltmamak suretiyle de kusurlu olduğu ve bu oluşta asli kusurlu olduğu” kabul edilerek hüküm kurulmuş, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği gibi tam kusurlu olduğu ve kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilmemiştir.
Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi düzenlemesine göre; hukuk hakimi ceza mahkemesinin olgu belirlenmesi ve mahkumiyet kararları ile bağlıdır. Şu halde Yerel Mahkemece yapılacak iş, kesinleşen ceza mahkumiyetindeki olgu belirlemesi karşısında davalı ...'nin kusur oranını belirlemek ve bu kapsamda oluşacak zarar kapsamını tayin etmektir. Açıklanan hususların gözetilmeyerek Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen tam kusura göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14998, K. 2012/10047, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama