KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/15 E., 2010/1009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 11/06/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 03/06/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının rücu yolu ile ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ..., davalıların düzenlediği ... ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle inşaatın yıkılan bölümünün belediye tarafından yapılmasından dolayı oluşan zarardan, iptal edilen ruhsatı veren davalıların sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılardan ... ile ... yasal süresinden sonra cevap vererek zamanaşımı savunmasında bulunmuşlardır.
Diğer davalı ... ... ise, davaya karşı cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Yerel mahkemece, rücu yoluyla tazminat davasında zamanaşımı süresinin ödeme gününden itibaren başlayacağı, ödeme gününden itibaren 1 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle istem zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Zamanaşımı, bir talep ve dava hakkının yasada belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde usul hukukunca öngörülen biçimde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe olanağı veren bir hukuki savunma yoludur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 187. maddesinde sayılan ilk itirazlar niteliğinde olmadığından esasa cevap süresinden sonra da ileri sürülebilirse de davacının da buna karşı savunmanın genişletildiğini ileri sürerek karşı koyma hakkı vardır.
Yerel mahkemece, davalılardan ... ile ...'in cevap süresini geçirdikten sonra ileri sürdükleri zamanaşımı def'ini davacı belediyenin kabul etmediği ve diğer davalı ... ...'nın da davaya karşı hiç bir savunmada bulunmadığı gözetilerek, davalılardan ... ile ...'in ileri sürdüğü zamanaşımı savunması reddedilerek işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/15, K. 2010/1009, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama