KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2082 E., 2011/862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...ve diğerleri aleyhine 05/05/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yayının yer aldığı gazetenin yayın bildirgesinde (mevkute beyannamesinde) yayın sahibi olarak gösterilen davalılardan ...'ın, Ticaret Sicili kayıtlarından diğer davalı Şirket'in yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılmaktadır.
5187 sayılı Basın Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince basılmış eserler yoluyla gerçekleştirilen eylemlerden ... maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi; 2. fıkrasında ise yayın sahibinin tüzel kişi olması durumunda anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanının şirket ile birlikte ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı Şirket'in yönetim kurulu başkanı olan davalılardan ...'ın da davacının uğradığı manevi zarardan diğer davalılar ile birlikte ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulması gerekirken, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2082, K. 2011/862, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama