KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2090 E., 2011/1437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 04/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Ölenin annesi, babası ve kızı olan davacılar, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalıların destekten yoksun kalma tazminatı ile de sorumlu tutulmalarını istemişler, zarar tutarının belirlendiği bilirkişi raporunun verilmesinden sonra saklı tutulan toplam 7.894,00 TL tazminat yönünden istemlerini ıslah etmişler; ancak, ıslah edilen bölüm için faiz isteminde bulunmamışlardır.
Yerel mahkemece, maddi tazminatın ıslah edilen bölümüne faiz yürütülmemesi gerekirken, istek aşılarak destekten yoksun kalma tazminatının tamamına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 74. maddesine aykırı olup kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2090, K. 2011/1437, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama