KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/227 E., 2010/13473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı FEDAŞ'a izafeten TEDAŞ Bingöl İl Müdürlüğü aleyhine 14/02/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 17/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, davalıya ait enerji nakil hattının kopması nedeniyle yayılan elektrik akımına kapılan desteğin yaşamını yitirdiğini belirterek, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı ise, davanın zamanaşımına uğradığını ve kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, ceza zamanaşımının geçmediği gerekçesiyle zamanaşımı savunması reddedilip işin esası incelenerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı Yasa'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir
Davalı bir tüzel kişilik olup hakkında ceza davası açılması düşünülemeyeceğinden olayda uygulanacak olan zamanaşımı süresi bir yıl olup (uzamış) ceza zamanaşımı uygulanmaz.
Dava konusu haksız eylem 19.08.2006 günü meydana gelmiş olup eldeki dava 14.02.2008 gününde Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesi öngörülen zamanaşımı süresi geçmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, zamanaşımı savunması reddedilerek davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.23/12/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/227, K. 2010/13473, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama