KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2451 E., 2010/3988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 22/12/1995 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine davalılardan ...’nın temyiz dilekçesi süresinden sonra verildiğinden reddedilmiş; diğer davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise; adı geçen davacılar hakkında ceza mahkemesinde zimmet suçundan yapılan yargılama sonunda zimmete geçirilen bedellerin dava açılmadan önce ödenmesi nedeni ile cezalarından indirim yapılmış olduğu, davalıların savunmalarında da bazı ödemeler yaptıklarını ileri sürdükleri anlaşıldığına göre zimmet tarihi ile ödeme tarihi arasındaki yasal faizinde gözetilerek davalıların sorumlu olacakları tutarların belirlenmesi gerektiği vurgulanarak Dairemizin 16.03.2009 gün ve 2008/8461-2009/3857 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu uyarınca, kararı temyiz etmemiş olan davalılar ile temyiz istemi süresinde olmadığından temyiz dilekçesi reddedilmiş bulunan davalıyı da kapsar biçimde istemin bir bölümünün kabulüne, davalılardan ... yönünden ise kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin 13.03.2008 gün ve 1996/11-2008/118 sayılı ilk kararını süresinden sonra temyiz eden davalılardan ...’nın temyiz istemi Dairemizin 16.03.2009 gün ve 2008/8461-2009/3857 sayılı kararı ile reddedildiğinden ve adı geçen davalı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmadığından, karar anılan davalı yönünden kesinleşmiş olup davalılardan ... hakkında yeniden karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Yerel mahkemenin 13.03.2008 gün ve 1996/11-2008/118 sayılı ilk kararını temyiz etmeyen davalılardan ..., ... ve ... yönünden karar kesinleşmiş bulunduğundan, davalılar ..., ... ve ... hakkında yeniden karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c)Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388. maddesi gereğince, gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Asıl dosya ile birleşen davaların, ayrı birer dava olması nedeni ile bunlar hakkında da ayrı ayrı karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeden, hangi istem hakkında olduğu açıklanmadan tek bir karar verilmiş olması doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2451, K. 2010/3988, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama