KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/254 E., 2010/12277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/09/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadana ve aracın hasarlanmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Arkasından ambulans geldiğini görünce yolun sağına geçerek yavaşladığını belirten davacı, bu sırada davalının sürücüsü olduğu aracın kendisine çarpması nedeniyle yaralanması ve ruhsal çöküntü yaşamasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ise, davacının kurallara aykırı ve hızlı araç kullanarak sürücüsü olduğu aracı sollamaya çalıştığını, dava dışı Cemil Karaçınar'ın sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle sürücüsü olduğu aracın kontrolünü kaybederek önünde giden davacının aracına çarptığını, olayda bir kusurunun bulunmadığını ve tazminat miktarını kabul etmediğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, kusur ve zarara ilişkin tespit bilirkişi raporlarının itiraz edilmediğinden kesinleştiği benimsenerek, maddi tazminat isteminin bir bölümü ile manevi tazminat isteminin tümü kabul edilmiştir.
Dosya içeriğinden; olayın oluş biçimine göre olayda davacının kusursuz olduğu benimsenerek bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmamış olması uygun ise de, araç hasarına ilişkin tespit bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması raporun kesinleştiği anlamına gelmez ve dosya üzerinden de araç hasarı konusunda bilirkişi raporu alınabilir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacının yaralanmasına ilişkin doktor raporları “…darp-cebir izi, yaralanma yoktur…” biçimindedir. Kaza nedeniyle yaralanmadığı anlaşılan davacı, bedensel bir zarara uğramamıştır. Dosya içeriğine göre, davacının manevi tazminat istemine dayanak olarak ileri sürdüğü olgular, davacı hakkındaki raporlar ve olayın niteliği gözetildiğinde manevi tazminat istemini haklı kılacak boyutta değildir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddedilmemiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/254, K. 2010/12277, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama