KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2665 E., 2011/2032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıların sürücüsü ve sahibi oldukları aracın çarpışması nedeniyle davacının yaralandığı, 29.11.2005 günlü Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davalı sürücünün birinci derecede, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı araç sürücüsünün ise ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, uğradığı zararın ortaklaşa ve dayanışmalı (müştereken ve müteselsilen) ödetilmesini istemediğine göre, dava dışı araç sürücüsünün de olayda kusurlu olup olmadığının belirlenerek, davalıların saptanacak kusurları oranında sorumluluklarına karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, kusur incelemesi yapılmadan tüm zarardan davalıların sorumluluklarına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz dilekçesine ekli belgelerden dava dışı sigorta şirketince davacıya bazı ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacıya böyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmışsa bunun tutarının hesaplanan maddi tazminattan indirilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2665, K. 2011/2032, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama