KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2744 E., 2010/3781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Tokmak vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Turizm İşl. Tic. A.Ş (... ... Oteli) aleyhine 25/04/2008 gününde verilen dilekçe ile aracın davalı otelin otoparkının içinde su basması sonucu hasara uğraması nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı tarafından işletilen otelin otoparkında bulunan davacıya ait aracın, su baskını nedeniyle hasar görmesinden dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine ait otomobilin, dava dışı oğlu tarafından, davalı tarafından işletilen otelde konaklama sırasında konulduğu kapalı otoparkı su basması nedeniyle hasara uğradığını bildirerek tazminat isteminde bulunmuştur.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın "Amaç" başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" biçiminde düzenlemeye yer verilmiş, aynı Yasanın 3. maddesinde de satıcı, tüketici ve mal kavramlarının tanımları yapılmıştır.
4077 Sayılı Yasa'nın 1 ve 2. maddesindeki amaç ve kapsam ile 3. maddesindeki satıcı, tüketici ve mal kavramları birlikte değerlendirildiğinde, bir uyuşmazlığın bu yasa kapsamında sayılabilmesi için ancak taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin bulunması gerekir.
Somut olayda taraflar arasında mal ve hizmet alımı bulunmamaktadır. Davacının davalı otelinde konaklama hizmetinden yararlanan kişi olmaması, aracını dava dışı oğlunun davalı otelde konakladığı sırada otoparka koyması gibi olgular değerlendirildiğinde, davacının anılan Yasa kapsamında "tüketici" olduğundan söz edilemez.
Yerel mahkemece, bu tür uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olmayıp genel hukuk mahkemeleri olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2744, K. 2010/3781, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama