KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/281 E., 2010/1591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Av. ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/04/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair karar üzerine davacıların dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi taleplerinin reddine dair verilen 16/11/2009 günlü ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kalorifer kazanının patlaması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; davacılar vekili 17.07.2009 günlü dilekçe ile görevsizlik kararını temyiz etmeyeceklerini belirtmiş; daha sonra verdiği 30.07.2009 günlü dilekçe ile de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve ...
Asliye 15. Hukuk Hakimliği arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece 16.11.2009 günü verilen ek karar ile “... kararında davacıların asker kişi olmamaları nedeniyle görevli mahkemede dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiğinden ... ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunmadığından dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi talebinin reddine” karar verilmiştir. Davacılar bu kararı temyiz etmişlerdir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 427/1. maddesi uyarınca “Mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu yasal düzenleme karşısında, “dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebinin reddine” ilişkin olarak verilen karar nihai bir karar olmadığından temyiz edilemez. Şu durumda davacıların temyiz dilekçesinin reddedilmesi gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/281, K. 2010/1591, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama