KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/3467 E., 2011/2104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 11/12/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların, diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan idare zararının ödetilmesi istemine ilişkin olup davacı idare; işletme şefi ve orman koruma memuru olan davalıların, ormanın korunmasına ilişkin görevlerinde özensiz ve kusurlu davranarak usulsüz kesime yol açmaları nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ise, haksız olarak açılan davayı kabul etmediklerini, kaçak kesimlerden dolayı zararın meydana gelmesinde hiçbir kusurları bulunmadığını, davacı idarenin ormanların yasa dışı el atmalardan korunmasına ilişkin 287 Sayılı Tebliğ'e göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalıların görevli oldukları belirtilen orman alanlarında usulsüz olarak kesilen orman ürünleri bedelinin tümünden dayanışmalı olarak (müteselsilen) sorumlu olduklarına ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; dava konusu edilen kaçak kesimlerin yapıldığı orman alanlarının, davalıların koruma görevlerini etkin olarak yerine getiremeyecekleri kadar geniş olduğu, davalıların olaydan önceki tarihlerde personel yetersizliğinin giderilmesi konusunda davacı idareye yaptıkları yazılı başvurulara rağmen bu eksikliğin giderilememiş olduğu anlaşıldığına göre, zararın kapsamı belirlenirken olaya ilişkin bu özel durumlar gözetilerek, Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca, davalılar yararına hak ve adalete uygun bir indirim yapılması gereklidir.
Yerel mahkemece, dava konusu ormanlık alanın genişliği ve görevli personel sayısındaki yetersizlik ile açıklanan yönler gözetilerek, hesaplanan 13.023,00 TL maddi tazminattan uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalıların 6.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmaları suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3467, K. 2011/2104, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama