KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/359 E., 2010/12418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/03/2005, 18/04/2008 ve 30/06/2009 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 15/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Yerel mahkemece davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin sigorta poliçe kapsamı dışında kaldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; zamanaşımı savunmasında bulunan diğer iki davalı yönünden ise dava dilekçesindeki istemin bir bölümü kabul edilmiş ancak ıslah dilekçesi ile istenen maddi tazminat tutarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğu gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/2. maddeleri gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Dava konusu edilen eylem, olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 459/2. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kalmakta olup aynı Yasa'nın 102/4. maddesi gereğince (uzamış) ceza zamanaşımı beş yıldır.
Yerel mahkemece, ıslah dilekçesinin verildiği günde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilerek, davalılardan ... ve ...’ın zamanaşımı savunmasının reddiyle ıslah dilekçesi ile istenen bölüm yönünden de işin esası incelenip sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/359, K. 2010/12418, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama