KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/362 E., 2010/2880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü aleyhine 25/10/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/10/2004 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/03/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ...
Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ... Rafinerileri AŞ'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, gaz sıkışması nedeniyle meydana gelen patlamadan dolayı binada oluşan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalılardan ... Rafinerileri AŞ hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; diğer davalı ... Başkanlığı hakkındaki istem ise husumet nedeniyle reddedilmiş; karar, davalılardan ... Rafinerileri AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Patlamada zarara uğrayan bina eski bir yapı olup davacının zararı, yapının hasara uğramasından önceki durumuna getirilmesi ile giderilmiş olacağından, zarar karşılığı olan tazminat tutarının, yapının zarara uğramadan önceki değeri ile zarara uğradıktan sonraki değeri arasındaki fark kadar olması gerekir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda saptanan hasar giderildiğinde ise zarar gören yapı, eski durumuna göre yenilenmiş ve daha iyi duruma getirilmiş olacağından, binanın yapıldığı günden sonra geçen zaman sürecinde yıpranacağı gözetilerek, hesaplanan zarardan yıpranma oranında indirim yapılması gerekir. Ne var ki, bilirkişi raporunda binanın yaşı ve inşaatın özellikleri değerlendirilerek yıpranma bedeli hesaplanıp zarardan indirilmemiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, belirlenecek yıpranma payı oranında bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, hesaplanan 28.605,39 TL tutarındaki zararın 25.000,00 TL'ye indirilerek, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/362, K. 2010/2880, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama