KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4704 E., 2011/4128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevlilere 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 19.04.2001 ve 02.08.2001 günlerinde gerçekleşmiş, davacı idare ise 11.02.2002 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu karar ile 2330 sayılı Yasa gereğince yaralanan dava dışı görevlilere nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıya rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalının sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar gününde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dava konusu haksız eylemi gerçekleştiren davalının oğlu ...'ın, yargılandığı ceza davasında alınan raporda akıl hastası olduğu belirlenerek, suç sayılan eylemi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve ilgili hastaneye gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, hesaplanan zarar tutarından, Borçlar Yasası'nın 54. maddesi gereğince uygun bir indirim yapılamamış olması doğru olmadığından, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4704, K. 2011/4128, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama