KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5342 E., 2011/6270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 29/04/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; bozma ilamına uyularak istemin kısmen kabulüne dair verilen 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ile davacılardan ...’ün tüm, diğer davacı ...’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı ...’ün diğer temyiz itirazına gelince; dava, etkili eylem nedeniyle yaralanma ve hakaret niteliğindeki haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacılardan ...’ün yaralanması nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı olup olmadığının saptanması amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, adı geçen davacının meslekte kazanma gücü kaybının olmadığı ancak, iyileşme süresinin altı haftaya kadar uzayabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece davacılardan ...’ün iş göremezlik zararının Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen altı haftalık süre esas alınarak hesaplanması gerekirken, adı geçenin onbeş günlük süre esas alınarak hesaplanan maddi tazminatı temyiz ettiği ve ilk kararın davacı yararına bu nedenle bozulduğu gözetilmeyerek, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle onbeş gün üzerinden hesaplanan iş göremezlik zararının ödetilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5342, K. 2011/6270, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama