KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/540 E., 2010/13217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/09/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının 21.08.2007, 23.08.2007 ve 26.08.2007 günlü dava dışı gazetelerde yayımlanan köşe yazılarının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur
Yerel mahkemece, yayının yorum ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığı ve görünür gerçeğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz dilekçesine ekli Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2009 ve 2007/887-2009/587 kararıyla davalının dava konusu yazılardan dolayı yargılandığı ve bazı yazılar nedeniyle basın yoluyla hakaret suçundan dolayı cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu ve kesinleşmesi beklendikten sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/540, K. 2010/13217, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama