KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5731 E., 2011/6218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğerleri aleyhine 12/11/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan ödemeler nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ... , ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar... vekili duruşmasız olarak da davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ...'ın temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız ve hukuka aykırı ödemeler nedeniyle uğranılan Hazine zararının, zarara yol açan Malmüdürlüğü görevlileri olan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; davalılardan ..., ...ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ... ve ...hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalılardan ..., ...ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı İdare, üç ayrı okulda mutemetlik yapan dava dışı...nin sahte olarak düzenlediği bordro, verile emri, puantaj cetveli ve banka listelerine okul müdürü ve müdür yardımcılarının imzalarını atarak hazırladığı belgeleri saymanlığa vererek, hayali kişiler hakkında tahakkuk ettirdiği paraları, bankayı da aracı olarak kullanıp zimmetine geçirdiğini, Sayıştay kararlarında davalıların zimmet tutarından ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu olduklarının belirtildiğini, gerekli kontrolleri yapmayan davalıların uğranılan zarardan sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, çifte istekte bulunulduğunu, dava dışı...nin eylemiyle oluşan zarar nedeniyle kusurları bulunmadığını; bazı davalılar da zarar ile ilgili ödemede bulunduklarını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılardan ..., ...ve ...'ın yargılama aşamasında sorumlu oldukları tutarları ödemeleri nedeniyle haklarında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ... ve ...yönünden ise istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, ödemede bulunan davalıların sorumluluklarının kalmadığı belirtildiğinden, davalılardan ... hakkında diğer ödemede bulunan davalılar ile birlikte karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalılardan ..., çekince (ihtiraz-i kayıt) belirterek ödemede bulunduğunu savunmuş, tüm savunmalarında parayı ödediğini ve davayı kabul etmediğini belirterek, davanın reddi ile ödediği tutarın geri alınmasına karar verilmesini istediğine göre adı geçen davalının savunması doğrultusunda zarardan sorumluluğu olup olmadığı incelenmeli, sorumluluğu bulunduğu sonucuna varıldığı takdirde, sorumlu tutulacağı tutar belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; davalılar, davacının uğradığı zarardan, usulsüz belgelerle para alan dava dışı ...........,ile birlikte ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumludurlar. Dava dışı sorumlu kişiye zararın ödetilmesi durumunda çifte ödeme (tahsilde tekerrür) oluşabileceği gözetilerek, çifte ödemeye yol açmamak koşulu ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıların sorumlu oldukları tutarın ödetilmesine karar verilmelidir.
Diğer yandan, davacı İdare'deki işlerin yoğunluğu, sahteciliğin ve yapılan işin niteliği gözetilerek Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri gereğince davalılar yararına uygun bir tutarda indirim yapılması da gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5731, K. 2011/6218, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama