KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5738 E., 2011/5725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 15/02/2006 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; a)Davacılar, davalılar tarafından açılan davada mahkemece kabul edilen tazminatı ödediklerini, ödemeden sonra yerel mahkeme kararının Yargıtay'ca bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda davalılar yararına daha alt düzeyde tazminat takdir edilmesi nedeniyle, fazla ödedikleri tazminatın geri alınmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olayda. 08.01.2000 günü meydana gelen trafik kazasında davacılara ait araçta bulunan davalıların mirasbırakanının yaşamını yitirdiği, davalılar tarafından davacılar hakkında açılan manevi tazminat davasında davacıların yasal faizi ile birlikte 3.750,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutuldukları, davalılar tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacıların değişik günlerde tazminat tutarı ile faizini ödedikleri.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2003 günlü bozma kararına uyan yerel mahkemenin 30.09.2005 günlü ikinci kararı ile davacıların 1.875,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutuldukları, bu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2007 günlü kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda davacıların 2.500,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutuldukları ve bu son kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2009 günlü kararı ile onandığı, davacılar ... ile ... ...'in fazla ödedikleri paranın geri alınması amacıyla başlattıkları icra takibine davalıların itiraz ettikleri anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece verilen ilk karar gereğince 3.750,00 TL manevi tazminatı yasal faizi ile birlikte ödeyen davacıların, kesinleşen karar gereğince ödemek zorunda oldukları tutar 2.500,00 TL manevi tazminat ile bunun yasal faizinin toplamı kadardır. 2.500.00 TL asıl alacak ile bunun yasal faizi toplamının icra dosyasına ödenmiş sayılacağı günden sonra yapılan ödemeler, fazla ödeme niteliğindedir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, 2.500,00 TL manevi tazminat ile bunun faizi toplamının icra dosyasına hangi tarihte ödendiği belirlenip bu tarihten sonraki ödemeler fazla ödeme kabul edilerek faiz hesabının da o tarihe göre yapılması gerekirken, dava konusu olaya uymayan bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dava konusu alacak, fazla ödeme bulunup bulunmadığına ilişkin olup tazminat tutarı belirgin (likid=liquid) olmadığından uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirmektedir. Bu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasasının 67/2. maddesi gereğince, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeyerek, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olmaları doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5738, K. 2011/5725, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama