KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5750 E., 2011/5719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 09/03/2009 gününde verilen dilekçe ile araç bedeli istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, sahte belgelerle satılan aracın geri alınması, olmadığı takdirde araç bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, malik olmayan kişinin sahte belge kullanmak suretiyle noterde yaptığı satışın geçersiz olması nedeni ile satış işleminin mülkiyetin nakli sonucunu doğurmayacağı; ancak, araç dava dışı bir kişi üzerine kayıtlı olduğundan davacıya geri verilmesinin olanaksız olduğu gerekçesiyle, araç bedelinin ödetilmesine karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacının, sahibi olduğu aracı 17.05.2004 günü araç kiralama işi yapan dava dışı bir kişiye kiraladığı; davacı adına sahte belgeler düzenlenerek Sapanca Noterliği aracılığı ile 26.05.2004 gününde galericilik yapan davalılardan ...'a satılan aracın, 28.11.2005 günü adı geçen davalı tarafından diğer davalı ...'e satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, kademeli (terditli )olarak açtığı davada, öncelikle aracın geri alınmasına karar verilmesini istemiştir. Kademeli (terditli) davalar hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nda bir düzenleme bulunmamakla birlikte kademeli dava açılmasında hukuki yarar bulunması ve usul ekonomisine uygunluk nedeni ile yargı kararları ve bilimsel görüşlerde bu tip davaların açılabileceği kabul edilmiştir.
Dava konusu olayda, mahkemenin de kabul ettiği gibi, sahte belgelerle satılan aracın mülkiyeti alıcıya geçmemiştir. Bir başka anlatım ile aracın sahibi halen davacıdır. Bu durumda, yerel mahkemenin bu kararı yerine getirilmiş (infaz edilmiş) olsa bile, aracı halen elinde bulunduran aracın sahibi olamayacaktır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının öncelikli istemi olan mülkiyet hakkına dayalı olan aracın geri alınmasına ilişkin isteminin kabul edilmesi gerekirken, araç bedelinin ödetilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5750, K. 2011/5719, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama