KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5759 E., 2011/6182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/01/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar kendileri ile birlikte oturmayan dava dışı borçlu ... ...’in borcu nedeni ile evlerinde haciz yapılarak menkul mallarının haczedildiğini, davacılardan ...’in açtığı istihkak davasını kazanarak mallarını geri aldığını; ancak, bu süre içinde zarara uğradıklarını ileri sürerek davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı ise, kredi kartı borçlusu olan ... ...’in sözleşmede yerleşim yeri olarak davacıların adresini gösterdiğini, kredi kartı borcunu ödememesi nedeni ile borçlunun sözleşmede bildirdiği adresine ihtarname çekildiğini, başlatılan icra takibinde aynı adreste ödeme emrinin tebliğ olunduğunu, bu aşamaya kadar davacıların borçlu ile birlikte oturmadıkları yönünde bir itirazları bulunmadığını, yapılan haciz sırasında haczedilen taşınır malların davacılardan ...’e ait olduğu sonucuna varılarak kendisine geri verilmesine karar verilmiş ise de olayda kusurlu olmadığını belirterek , istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya arasındaki belgelerden, davacılardan ...’in kardeşi olan borçlu ... ...’in davalı bankadan kredi kartı almak için yaptığı sözleşmede yerleşim yeri olarak davacıların adresini bildirdiği, aynı adreste ihtarname ve ödeme emri gönderildikten sonra haciz işlemi yapıldığı; görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da , davacılardan ...’in, haczedilen taşınır malların kendisine ait olduğu iddiası ile açtığı istihkak davasında, eşinin kardeşi olan ... ...’in davalı Bankadan aldığı kredi kartı nedeni ile kendilerine ait adresi tebligat adresi olarak gösterdiğini bildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, kredi kartı sözleşmesindeki adrese ihtarname ve ödeme emri gönderen davalı Banka’nın , aynı yerde haciz işlemi uygulaması nedeniyle kusurlu olmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5759, K. 2011/6182, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama