KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5891 E., 2010/6860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tek. Tic. ve San. A.Ş aleyhine 28/09/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, çek bedelinin ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibi sırasında, davalı tarafından sıra cetveline itiraz edilmesi nedeniyle çek bedelinin geç alınmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkeme kararı husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine ilişkindir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen durumlarda, davalı yararına Tarifelerin üçüncü kısmına göre takdir edilecek avukatlık ücreti, ikinci kısmının ikinci bölümündeki tutarları geçemez.
Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde ise, Asliye Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için 575,00 TL avukatlık parası belirlenmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, reddedilen maddi tazminat yönünden davalı yararına maktu avukatlık parası takdir edilmesi gerekirken, davacının nispi vekalet ücreti ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5891, K. 2010/6860, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama