KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6028 E., 2011/6319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...San ve Tic. Ltd. Şti vdl aleyhine 05/09/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, sürücü ve davalı Şirket hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; araç sahibi ... hakkındaki istem ise işleten olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu trafik sicilinde diğer davalı ... adına kayıtlı ve öteki davalı Şirket'in servis aracı olarak işçilerini taşıttığı otobüsün, destek ...'ın ölümüne yol açtığını belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir belirti (karine) değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasal düzenleme de yoktur.
İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman kanıtlanabilir.
Fakat bu konuda getirilecek kanıtların üçüncü kişiler yönünden bağlayıcı nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını ortadan kaldıracak (halele uğratacak) bir sonuç yaratmaması gerekir.
Dava konusu olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 20. maddesine göre tescil edilmiş araçların her türlü satış ve devrinin noterlerce yapılacağına ilişkin düzenleme ve yukarıda belirtilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazasına neden olan araç davalılardan ... adına kayıtlı olup başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli kullanımı bulunduğu geçerli kanıtlarla kanıtlanmış değildir. Sürücünün ceza davasında bu yönde açıklamalarda bulunması, yukarıda anılan ilke karşısında, davacıların hukuki durumunu etkilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ... yönünden de işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, onun hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6028, K. 2011/6319, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama