KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6760 E., 2010/8326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 18/03/2010 gün ve 2009/6564-2010/3097 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız icra takibi ve haksız dava açılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiştir. Davacının temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı kararın düzeltmesini istemiştir.
Davalının kiracısı olan davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibine ve sulh hukuk mahkemesinde açılan tahliye davasına dayanak olarak sunulan tahliye taahhüdü altındaki imzanın kendisine ait olmadığını; bu konuda yapılan icra takibine itiraz etmesi üzerine davalı tarafından sulh hukuk mahkemesinde açılan itirazın iptali ve tahliye davasında yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın kendisine ait olmadığı anlaşılarak tahliye isteminin reddedildiğini, davalı tarafından düzmece belge kullanılarak yapılan icra takibi ve açılan tahliye davası nedeniyle manevi, icra takibi ve tahliye davası nedeniyle iş ve gücünden kalıp bazı harcamalar yapmasından dolayı da maddi zarara uğradığını belirtmiştir.
Davalı ise, olayda maddi ve manevi tazminat unsurlarının oluşmadığını, tahliye taahhütnamesi altındaki imzanın davacıya ait olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, eldeki davada alınan bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olduğunun belirtildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Sulh hukuk mahkemesinde davalı tarafından açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, tahliye taahhüdü içeren belge altındaki imzanın davacı ...’a ait olmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle davalının tahliye istemi reddedilmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Konusu ve tarafları aynı olan sulh hukuk mahkemesindeki tahliye davasında belirlenen ve kesinleşen tahliye taahhüdü altındaki imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin maddi ve hukuki olgu, eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğundan; artık, eldeki davada imzanın davacıya ait olup olmadığı olgusunun tartışılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına gerek yoktur.
Davacı tarafından imzalanmadığı yargı kararı ile belirlenen tahliye taahhüdü dayanak alınarak yapılan icra takibi ve açılan tahliye davası nedeniyle davacının, manevi yönden etkilenmesi ve maddi olarak da zaman, emek ve para harcaması yaşamın olağan akışına uygundur. Şu durumda davalının belirlenecek maddi ve takdir edilecek manevi tazminat ile sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve karar yukarıda açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6760, K. 2010/8326, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama