KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7078 E., 2011/7863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/07/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... vekili Avukat ...geldi, karşı taraftan davacılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 240 promil alkollü olarak ve aşırı hızla kullandığı aracı ile davalıların murisi ...’in arıza yapan ve yol kenarına çektiği aracını itmeye çalışırken çarparak ölümüne neden olmuştur. Davalı sürücü Ceza mahkemesinde yargılanmış, adli tıp kurumundan alınan kusur raporuna göre asli kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de davalı 6/8 kusurlu bulunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak hak sahibine verilmesine karar vereceği manevi tazminat adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan kazada olayın oluşu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusur oranları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarları yüksektir. Mahkemece daha düşük manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7078, K. 2011/7863, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama