KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7259 E., 2011/7283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Davacı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/07/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız konut tahsisi nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı İdare, 17.08.1999 ve 12.11.1999 günlerinde meydana gelen depremlerde oturdukları binalar ağır hasar gören veya yıkılan kişilere hak sahibi olarak konut özgülenmesine (tahsisine) ilişkin düzenleme gereğince davalıya da 09.08.2001 günü konut özgülendiğini; ancak, daha sonra davacıya inşaat halinde olup oturulmayan bina nedeniyle konut özgülendiğinin anlaşılması üzerine 28.03.2006 günlü Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararı ile davalının hak sahipliğinin iptal edildiğini; özgülenen konutun banka borcu ödeyen davalının konutu dava dışı bir kişiye onun da bir başkasına sattığını ileri sürerek, oluşan idare zararın davalıya ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, hak sahipliğinin iptaline ilişkin idari işlemin iptali için idareye karşı davalı tarafından herhangi bir dava açılmadığından, haksız olarak elde ettiği taşınmazı geri vermek zorunda olan davalının, taşınmazı satması nedeniyle idare zararının oluştuğu gerekçesi ile istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü'nün 29.04.2009 günlü yazısında, davalı tarafından hak sahipliğinin iptali nedeniyle idareye karşı idari yargı yerinde açılmış bir dava bulunulmadığının bildirildiği; davalının temyiz dilekçesine eklediği idare mahkemesi kararında ise, davalı ile aynı durumda olan kişilerin hak sahipliğinin iptaline ilişkin idari işlemlerin iptaline karar verildiği; İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün 15.04.2010 günlü yazısında da davalının il içindeki yerleşim yerinin belirlenememesi nedeniyle hak sahipliğinin iptaline ilişkin kararın tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalının hak sahipliğinin iptaline ilişkin idari işlemin kesinleşmesi beklendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7259, K. 2011/7283, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama