KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7961 E., 2011/9653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 03/02/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/09/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, karşı taraf adına gelen olmadı.Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesi ile 5.000.-TL manevi tazminat, 1.100.-TL tedavi gideri ve maluliyet tazminatı talep etmiş, yargılama aşamasında 14.09.2006 tarihli celsedeki açıklamaları ile manevi tazminat ve tedavi bedeline ilişkin istemini atiye terk etmiş, mahkemece bu yöndeki isteme ilişkin dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak mahkemece bu istemler hakkında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Avukatlık asgari ücret tarifesinin 5. maddesine göre “dava takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.” Ayrıca davanın atiye terki delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce ise, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra ise tamamına hükmolunur.
Davanın değeri para ile ölçülebilen davalarda vekalet ücreti nispi olarak alınır. Davanın konusu para alacağı olup atiye bırakılan istemler yönünden vekalet ücreti nispi olmalıdır. Mahkemece talep edilen manevi tazminat ve tedavi giderine ilişkin talepler yönünden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7961, K. 2011/9653, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama