KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8272 E., 2011/9266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine 30/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, ... İli Merkez ilçesi, ... Mahallesi 4325 ada 28 parselde kayıtlı ve maliki ..., ... kızı yazan taşınmazın malikinin ... ve ...'dan olma, 01/07/1877 doğumlu ve 09/05/1931 tarihinde ölen ...'ya ait olduğunun tespitini istemiştir.
Yerel mahkemece "... İli, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 4325 ada 28 parselde kayıtlı ve maliki ..., ... kızı olan taşınmazın malikinin ... ve ...'dan olma, 01/07/1877 doğumlu ve 09/05/1931 tarihinde ölen ...'ya ait olduğunun tespitine ve tapu kaydının bu şekilde tashihine" dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
"Hakim re'sen Türk kanunları mucibince hüküm verir." (HUMK.m.76) prensibi gereğince dava konusu olayların hukuki açıdan değerlendirilip vasıflandırılması hakime aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve sonuç ile bağlı iken hukukî nitelendirme ile bağlı değildir.
Dava dilekçesinde; dava konusu olan taşınmazın, davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş; mahkemece taşınmazın aidiyetine ve tapu kaydının tashihine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından davacının isteminin davaya konu edilen taşınmaz maliki ile murisinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8272, K. 2011/9266, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama