KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9418 E., 2011/13876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı... ve diğerleri aleyhine 30/01/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, jandarma er olarak askerlik görevini yapan ...’ın karakol çavuşu olarak görevli iken karakol komutanı olan davalı ... tarafından sürekli dövülmesi tahkir edilmesi, diğer davalı er askerler tarafından bir olaya mahsus dövülmesi ve hırsızlıkla itham edilmesi sonucu psikolojik durumu bozulması sonucu intihara teşebbüs etmesi nedeni ile Askeri İdare Mahkemesinin kararı gereğince ...'a ödenen tazminatın rücuan tazmini talebinden ibarettir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, normal hayat şartlarına göre dayak yiyen veya hakarete maruz kalan bir kimsenin intihar etmesinin beklenilmeyeceği, dolayısıyla davalıların eylemi ile dava dışı ...'ın intihara teşebbüs etmesi arasında illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; karakol çavuşu olarak görev yapan dava dışı ...'ın, ailevi-şahsi nedenlerle moralinin bozuk olduğu, davalı karakol komutanınca sürekli diğer davalılar tarafından da bir kez dövüldüğü ve aşağılandığı, sözü geçen eylemleri nedeni ile davalıların Askeri Ceza Mahkemesinde yargılanıp ceza aldıkları, rucua esas Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin intihara teşebbüs olayının davalıların kusurundan ileri geldiğini kabul ettiği anlaşılmıştır.
Şu halde dava dışı ...'ın intihara teşebbüs olayında davalıların kusurlarının bulunduğu kabul edilmelidir. Ne var ki, tüm dosya kapsamına göre intihara teşebbüs eyleminin salt davalıların eylemlerinden kaynaklandığını kabul de mümkün değildir. Buna göre rücua esas tazminatın mahkemece takdir edilecek bir kısmından davalıların sorumlu tutulması yerine davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9418, K. 2011/13876, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama