KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9607 E., 2011/11207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 13/02/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl davanın davacısı, haksız şikayetten kaynaklanan kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, birleşen davanın davacısı ise; kasten yaralama ve hakaret nedeni ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı tarafından temyiz olunmuştur.
Asıl davanın konusu olan olay nedeniyle asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı ... hakkında açılan ceza davasında Emet Asliye Ceza Mahkemesi tarafından (2008/88 esas 2008/179 karar sayılı karar) beraat kararı verilmiş, sözü geçen beraat kararı kesinleşmemiştir.
Birleşen davanın konusu olan olay nedeniyle asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı ... ve asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı ... hakkında açılan ceza davasında; Emet Sulh Ceza Mahkemesi tarafından (2007/3 esas 2007/53 karar sayılı karar) ... ve ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş, sözü geçen mahkumiyet kararları kesinleşmemiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayların özelliği nedeniyle ceza mahkemesi kararlarının kesinleşmesi beklenmeli, ceza davalarının sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir.
İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz olunan kararların bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9607, K. 2011/11207, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama