KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9831 E., 2010/10124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 07/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğinin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılarda DEDAŞ'a ait elektrik hatlarının desteğinin bulunduğu binanın çok yakınından geçmesi nedeniyle adı geçen davalının da kusurlu olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Yargılama aşamasında alınan 15.05.2008 günlü ilk bilirkişi raporunda davalılardan DEDAŞ'ın % 20 oranda kusurlu bulunduğu, DEDAŞ görevlileri hakkında açılan ceza davasının ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/459 Esas sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, olayın oluşuna uygun bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak kusur durumu tespit edildikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, olayın oluşuna uygun olmayan bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmeden, ikinci bilirkişi raporuna değer verilerek, davalılardan DEDAŞ'ın kusurlu olmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Hakkındaki istem, hasmın belirlenmesine (temsilcisinde) yanılma olduğu gerekçesiyle reddedilen TEİAŞ yararına avukatlık ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c)Diğer davalı ... hakkında verilen ret kararının önceki bozma kararı kapsamı dışında kalıp kesinleşmiş olduğu gözetilmeyerek, bozmadan sonra ... hakkında yeniden karar verilerek, yararına yeniden avukatlık ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9831, K. 2010/10124, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama