KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/10484 E., 2012/14306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/10/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının miras bırakanının cinsel saldırısına maruz kalmış bulunması nedeni ile uğradığı manevi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu edilen eylemden dolayı manevi tazminat isteminin kendisine yöneltilemeyeceğini savunarak usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının miras bırakanının davacıya yönelik cinsel saldırı eyleminden dolayı 20.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Davacı, uğradığı zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş olup, mahkemece hüküm altına alınan tazminatın istem gibi dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken faiz istemi hakkında bir karar verilmemiş bulunması doğru değil ise de anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/10484, K. 2012/14306, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama