KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11129 E., 2012/14363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı PTT Genel Müdürlüğü Bahçelievler Posta Dağıtım Merkezi aleyhine 23/06/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, kendisi aleyhine açılan itirazın iptali davası kapsamında kendisi adına mahkemece gönderilen dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligatın, tebliğ tarihinde söz konusu adreste bulunmamasına rağmen, davalı PTT Genel Müdürlüğü çalışanları tarafından gerekli araştırma ve kontrol yapılmadığından, bizzat kendisine tebliğ edilmiş gibi kendisi adına 3. şahıslarca imzalanmak suretiyle usulsüz bir şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; davalı PTT Genel Müdürlüğü’ne yöneltilen davanın, davacıya mahkemece çıkarılan tebligatın davalı idare çalışanlarınca tebliği sırasında gerekli özenin gösterilmeyerek usulsüz olarak yapılması sonucu davacının zarara uğraması hukuksal nedenine dayandırıldığı anlaşılmaktadır.
Adli makamlarca ilgili davanın muhataplarına yapılan tebligatların doğru ve güvenli bir şekilde adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesi PTT Genel Müdürlüğünün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasındadır.Özellikle adli makamlarca yapılan tebligatlarla ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. ve geçici 1. maddeleri ile 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 1. ve 2. maddeleri dikkate alındığında; davalı idarenin adli tebligatlarla ilgili faaliyetleri tekel şeklinde yürütülen kamusal bir faaliyet olduğundan, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.
İdare’nin işlemi ya da eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı. İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Yerel mahkemece anılan davalı yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile işin esası incelenerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11129, K. 2012/14363, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama