KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11616 E., 2012/15703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/07/2010 gününde verilen dilekçe ile rucü alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı belediyenin temyiz itirazına gelince;
Dava, rücu alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalı belediyeye ait taşınmazı Yap İşlet Devret modeli ile kullanmakta iken meydana gelen kazada 2 kişinin öldüğünü ve SSK tarafından işçilerin ailesine yapılan ödemeler nedeniyle açılan rücuen tazminat davasında davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumluluklarına karar verildiğini, belediyenin ödeme yapmaya yanaşmaması üzerine taksit ve faiz indiriminden yararlanmak için tazminat tutarının tamamını kuruma ödediğini, tarafların bu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenle yapılan ödemenin yarısının tahsili için icra takibi başlattığını, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali istemi ile iş bu davayı açmıştır.
Davalı taraf süresinde ve usulünce zamanaşımı def'inde bulunarak 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savunmuştur.
Yerel mahkeme, zamanaşımı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dava rücu istemine ilişkindir. Zamanaşımı, rücuya tabi alacağın ödeme tarihinden itibaren 1 yıl olup davanın bu süre içerisinde açılması gerekir. Dosyadaki belgelerden, davacı aleyhine açılan davada hükmolunan miktara ilişkin son taksit tutarının 18/03/2009 tarihinde ödendiği ve davalı aleyhine 04/06/2010 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş, yerel mahkemece bu konuda herhangi bir karar verilmemişse de, istemin rücu alacağına ilişkin olması, rücu alacaklarının ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istenebilmesi, somut olayda bu sürenin geçirildiğinin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11616, K. 2012/15703, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama