KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/11855 E., 2012/14738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 28/11/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, evinin hırsızlar tarafından soyularak bir kısım ziynet eşyalarının çalındığını, suçun davalılar tarafından işlendiğinin, soruşturmada alınan ifadeleriyle sabit olduğunu belirterek çalınan ziynet eşyalarının bedelinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, soruşturma dosyasındaki ifadelerden ziynet eşyalarının davalılar tarafından çalındığının anlaşıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davaya konu olay nedeniyle davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü, henüz açılmış bir ceza davası da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, somut olayın özelliği itibariyle maddi vakıanın tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle sözü edilen soruşturma ve açılacak ceza davasının sonucu beklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11855, K. 2012/14738, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama