KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12179 E., 2012/15159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/02/2010 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, araç mülkiyetinin tespiti bu mümkün olmadığı takdirde, yarı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tarafların boşandığını küçük çocukları ...'in doğuştan özürlü olduğunu, özürlü vatandaşlara sağlanan muafiyetlerden yararlanmak suretiyle tüm bedelini davacının karşıladığı 16 ... 819 plakalı aracın satın alınarak küçük ...'in adına kayıt ve tescil edildiğini, ...'in 6 yaşında vefat ettiğini, bu nedenle tarafların mirasçı olarak araç üzerinde birlikte mülkiyet hakkına sahip olduklarını beyanla, aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti, bu mümkün olmadığı takdirde, yarı bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, evlilik birliğinin devamı sırasında kendisine ait ziynet eşyalarının satışından elde edilen bedel ile davacının aracı satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 16 ... 819 plaka sayılı aracın, satın alınması ve malik ... Akarlar adına tescili nedeniyle; alım, tescil vs. tüm giderlerin davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2009/2362 esas sayılı dosyası ile taraflar arasında aynı araç mülkiyeti ile ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Esasen Türk Medeni Kanunu'nun 495 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan miras hükümlerine göre; taraflar davaya konu araç üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hakkına sahiptirler. Davacı aracın tamamının kendisine ait olduğunu ispat edememiştir. Bu durumda, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12179, K. 2012/15159, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama