KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12433 E., 2012/14478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin reddine karar verilmiş;karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. (1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2.) maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yükletilir. Mahkemece, dava reddedilmiş ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, davalının yaptığı yargılama giderleri ise hüküm altına alınmamıştır.Bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada ise, davalının yaptığı tanık ücreti ve posta gideri olmak üzere 143.50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurularak karar altına alındığı anlaşılmaktadır.
Aynı zamanda mahkemece, Avukatlık Kanunu ve Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacının maddi ve manevi tazminat istemleri reddedildiğinde, ret edilen maddi ve manevi tazminat tutarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti hesaplanmıştır.
Şu durumda,mahkemece,yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince,yargılama giderlerinin, haklılık oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılması ve reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken,anılan yasal düzenlemeler gözetilmeden yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12433, K. 2012/14478, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama