KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13109 E., 2012/16718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
2-... 3-... 4-... 5-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3- ... Sigorta AŞ. vekili Avukat ...
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ...'in tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın maddi tazminat istemi yönünden ıslah dilekcesi ile istenen tazminatların zamanaşımından reddine ve dava dilekçesinde talep edilen miktar ile kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya kapsamından, davalı sürücünün kusur durumuna ilişkin ceza ve hukuk mahkemelerinde alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu görülmüştür. Ceza yargılaması sırasında alınan ve davalı ...'e 3/8 oranında kusur izafe eden, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 12/09/2007 tarihli raporu ile İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Trafik Kürsüsünden seçilen uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/01/2008 tarihli raporlar oluşa uygundur. Bu raporlardaki kusur oranları dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da yerindedir.
Ancak hesap bilirkişisi tarafından davalı sürücünün 3/8 oranındaki kusuru esas alınarak yapılan destek zararı hesapları üzerine 27/04/2011 tarihli davacılar vekilinin verdiği ıslah dilekcesi ile istenen tazminatların zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru
-/-
-2- 2011/13109-2012/16718
olmamıştır. Çünkü tazminat davasına konu eylem aynı zamanda suç niteliğini taşımaktadır. Tazminat istemi, cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş bulunursa, Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı yerine, daha uzun süreli ceza davasının zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulur. (BK. m.60/2) Davaya konu zararlandırıcı eylem 17/11/2004 tarihinde meydana gelmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.m.455/2’de düzenlenen dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçunun ceza davası zamanaşımı süresi, aynı kanunun TCK.m.102/3 maddesi gereğince on yıldır. Somut olayda on yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Dolayısıyla ıslah ile istenen miktarların hüküm altına alınması gerekirken yerel mahkemece, ıslah ile artırılan bölümün zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13109, K. 2012/16718, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama