KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13253 E., 2012/15873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/12/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının yasal dinleme kapsamında yaptığı telefon konuşmasında, hakaret içerikli sözler kullanması ve bu konuşmaların basın organlarında yer alması nedeni ile kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ise özel bir görüşmenin haber yapıldığını, haberde davacının adının geçmediğini belirterek istemin reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme, matufiyet koşulunun gerçekleşmediği, haberde adı geçen kişinin davacı olduğunun anlaşılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Dava konusu telefon konuşması basında, ''..., ...'a yağ çekerken mesai arkadaşları olan RTÜK üyeleri için çirkin sözler sarf ediyor.'' , '' RTÜK Üyelerine ' it, köpek, şerefsiz ' denildi.'' başlıkları ile yer almıştır. Dava konusu sözlerin söylendiği davalı yanın da kabulündedir.
Buna ilişkin olarak davalı tarafından '' Bu konuşmada hakikaten beni de üzen, haddini aşan sözlerim olmuştur ...... o cümlelerde ismi geçen bütün kurul üyesi arkadaşlarımdan, ilgili daire başkanından ve kamuoyundan özür dilerim. '' şeklinde bir basın açıklaması yapılmıştır. Yayınlanan telefon konuşmasında isim geçmese de davalının içerisinde bulunduğu kurul üyeleri hakkında hakaret edildiği açıktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde matufiyet koşulunun gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, haberin davacıya yönelik olduğu benimsenip haberin hukuka aykırı olup olmadığı incelenerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13253, K. 2012/15873, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama