KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/13327 E., 2012/18887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/08/2010 ve birleşen dosya davacısı ... tarafından, birleşen dosya davalısı ... aleyhine 13/09/2010 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davalarla haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dosyadaki davanın reddine dair verilen 28/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-birleşen dosya davacısı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı-birleşen dosya davacısı ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince;
Asıl dava, davacı ... tarafından ... hakkında açılan haksız fiil nedeniyle kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davasıdır.
Birleşen Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/425 esas sayılı dosyasında dava, davacı ... tarafından davalı ... hakkında açılan haksız fiil nedeniyle kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dosya yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar, birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda, dosya içeriğinden, birleşen dosya davalısı ...'un “hırsızlar kazandı” şeklinde beyanda bulunduğu ve bu beyanı ile davacı ...'i kastettiği sabittir. B.K.'nun 49/1. maddesi "Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir" hükmünü içermektedir. Şu durumda davalı-karşı davacı kastedilerek "hırsız" sözcüğünün kullanılması, davacının kişilik hakkına saldırı kabul edilmeli ve ... için de uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmadığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13327, K. 2012/18887, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama