KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/1374 E., 2012/4176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/09/2010 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, tapu kaydında adı yazılı kişinin davacının murisi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava konusu taşınmazların davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
... İli ... ilçesi ... Köyü ... mevkii ... ada ... parsel, ... Köyü ... mevkii ... ada ... parsel, ... Köyü ... mevkii ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde bulunan taşınmazların babasına ait olduğunu belirten davacı, babasının tapu kaydındaki doğum tarihinin yanlış yazıldığını belirterek, taşınmazların 01/07/1904 doğumlu ... oğlu ...'ye ait olduğunun tespitini istemiş ise de, dava açmaktaki amacının tapu kaydında adı yazılı kişinin babası olduğunun tespiti olduğu anlaşıldığından, taşınmazın davacının babasına ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde belirtilen istekle bağlılık kuralına aykırıdır.
Yerel mahkemece, tapu kaydında adı yazılı kişi ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, taşınmazın davacının murisine ait olduğunun tespitine de karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/1374, K. 2012/4176, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama